Küçük Bir Kıyamet Gibi
Rüyamda sanki küçük bir kıyamet günü gördüm. Görmedim sadece hatta yaşadım diyebilirim çünkü çok korkunçtu. Hala rüyanın etkisindeyim. Tabiriniz için teşekkür ederim.
Rüyamda haftasonunu geçirmeye yazlığa gitmek için ailece toplanıyoruz, sonra kendimizi yazlıktaki evimizde otururken görüyorum. Oturup sohbet ederken cep telefonumu evde unuttuğumu farkediyorum ve o haftasonu arkadaşlarımla iletişim kuramayacağım diye üzülüyorum, beni merak edecekler diye düşünüyorum.
Hemen sonrasında kendimizi şehirde yaşadığımız evimizin balkonunda görüyorum. Ailece balkondayız, balkonumuzdaki sandalyelerimizde oturmuş sohbet ediyoruz. Yaşadığımız apartman 9-10 katlı, manzaralı ve bizde yüksek katlardan birinde oturuyoruz gerçekte.
Birlikte ailece akşam üzeri hava daha aydınlıkken balkonda oturmuş sohbet ederken görüyorum kendimizi. Birden yarım ay kıpkızıl haliyle ufukta görünüyor ve değişik bir hal alıyor, bir süre o şekilde kalıyor ve sonra aniden düşüp kayboluyor. Tam o sırada anneme bakıyorum annemin sağ eli kalbinin üzerinde ay'ın değişik halini gördüğü için korkmuş gibi ve dudakları kımıldıyor, dua ettiğini düşünüyorum. Birtek annem ve ben görüyoruz ay'ı o halde. Hatta ben ay'ı ilk defa değişik bir halde gördüğüm için biraz heyecanlanıyor ve seviniyorum. Ve ay'ın o muhteşem kızıllığından çok etkileniyorum.
Sonra biz sohbetimize devam ediyoruz. Ve ikinci defa yarım ay yine gökyüzünde beliriyor ama hava hala aydınlık bu sırada. Ve ay bu defa kızıl değil, parlak bir halde, gümüş renginde. Gökyüzünde sol taraftan sağ tarafa doğru gözümüzün önünde kaymaya başlıyor. Kayarken yine değişik şekillere giriyor, arapça harflerin şekillerini alıyor sürekli değişiyor ama aldığı şekiller, rakamlar, objelerin şekilleri, değişik değişik şekillere girip yine kayarak ufukta kayboluyor. Tam ben "gördünüz mü ay'ı " diyeceğim annem söylüyor gördünüz mü diye, " ben gördüm " diyorum ve yine annemle ikimizden başka kimsenin görmediğini anlıyoruz. Ben bu defa korkuyorum ve bir felaket olacakmış gibi hissediyorum.
Biz yine bu olaydan sonra balkonda oturmuş sohbetimize devam ederken birden deprem olmaya başlıyor budefa. Balkonda beşik gibi bir sağa bir sola şiddetli bir şekilde sallanmaya başlıyoruz. Balkon aynen beşik gibi gidip gidip geliyor altımızdan. Sandalyelerimizden düşmemek için balkon demirlerine ve birbirimize tutunuyoruz. Uzunca bir süre sallanıyoruz ve ben "korkmayın az sonra deprem duracak, daha fazla devam etmeyecek, bitecek" diyorum ve birkaç saniye sonra deprem gerçektende sona eriyor. Çok büyük bir korku hissetmiyoruz sadece şaşkınız. Kardeşim İstanbul'da, o anda yanımızda değil ve ben onu düşünüyorum inşallah birşey olmamıştır, iyidir diye ve içimde bir rahatlık, ferahlık onun iyi olduğunu hissediyorum.
Sonrasında tam deprem bitiyor ve aşağıda apatmanın bahçesinde gürültü ile birşey patlıyor ve alevler ve dumanlar bizim bulunduğumuz kata kadar yükseliyor. O anda çığlıklar, siren sesleri, ambulans sesleri ve insanların seslerini duyuyorum. Aşağıda bahçede panik, kargaşa olduğunu insanların koşuşturduğunu duyuyorum, biliyorum fakat aşağıya bakmıyorum ve olanları görmüyorum. Hemen sanki daha kötüsü olacakmış gibi " içeri girin hemen hadi koşun " diyorum. Kendimizi hemen içeriye salona atıyoruz ve o anda balkona dışarıda yağmaya başlayan asit yağmurunun damlalarında düşmeye başlıyor. Ben içeri kaçarken damlalardan bir kaçı ayak bileklerimin ön tarafına düşüyor ve bileklerimde ufak tefek yaralar açılıyor. Bu arada balkonda bi tek babam kalıyor, o içeriye kaçmıyor. Mermerin üzerinde üstü başı, yüzü filan çıkan dumandan hafif siyah olmuş bir şekilde şaşkın ve şok olmuş bir halde öylece oturuyor. Üzerine asit yağmurlarında damlalar düşüyor fakat babama hiçbirşey olmuyor. Sonra babamı birden içeriden bana yaralarım için krem renkte bir kutu içinde merhem getirip yaralarıma sürmem için uzatırken görüyorum.
O anda hemen televizyonu açıyoruz haberlere bakmak için. Bir kargaşa var fakat henüz televizyonlar flash haber olarak vermeye başlamamışlar olanları. O anda cep telefonum geliyor aklıma. Odama koşuyorum hemen telefonumu almak için. Tam o anda yine deprem olmaya başlıyor ve ben koşarak salona geri dönüyorum ve deprem sona eriyor. Telefonumu elime alıyorum, hemen arkadaşlarımdan haber alırım diye facebook'a giriyorum ve orada da bir kargaşa hüküm sürüyor fakat onlarında olan felaketle ilgili henüz birşey yazmamış olduklarını görüyorum.
Öyle uyandım sonra uykumdan ama herşey sanki film gibi küçük bir kıyamet günü gibiydi aynen.
Ülkemizdeki sorunlar çözülecek tiraret hareketlenenecek
Rüyanızın hem size hem de genele bakan tabiri var. Türkiye ve siz korktuklarınızdan emin olacaksınız. Endişeleriniz ve korkularınız gidecek rahat ve huzura kavuşacaksınız.
Ülke içinde ortaya çıkan terör ve azgınlık devletin hiddetini çekecek. Azgınlığını arttırmış olana devlet gücünü gösterecek. Ay devlet başkanına ve devleti temsil eden güce işarettir.
Uzun süre deprem olması ailenizde ve ülkedeki ekonomik rahatlığa maddi kazançların artmasına ticaretteki hareketliliğe işaret eder.
Ailenizi ve evinizi görmeniz ümit verici gelişmelerle karşılaşacağınıza sıkıntılardan kurtularak mutluluğa kavuşacağınıza işaret etmektedir.
Gökten asit yağması devletin vergileri arttırarak vatandaşın maddi sıkıntıya düçar olmasına etkilenmesine işaret ediyor.
Kaçmanız yanlışların azalarak doğruların çoğalacağına kurtuluşa ve huzura erişeceğinize işaret etmektedir.
Patlama sis ve duman ise yakın çevrenizde ortaya çıkacak önemli olaylara işaret ediyor. Yaralılar ticari maddi kazançtaki artışa işaret eder.
Rüyanızdan korkulacak bir durum yok.
Genel olarak ülke genelindeki sıkıntıların sona ereceğine ticaretin artışına huzur ve mutluluğa sıkıntıların sona ermesine işaret ediyor...
Tabir Tarih: 07.10.2011 - 04:01:04